İki yaşlı adam söndü sönecek bir ışık altında, karşılıklı iki sandalyede, birbirlerine bakmadan öylece oturuyorlardı. Yalnız saatin sesi duyuluyordu -bir yerlerde bir zaman olduğunu vurgulamak istercesine-. Oda darmadağındı. Kitaplar, kâğıtlar, yerde gazete kupürleri, fotoğraflar... Yarısı yenmiş bir elma ve tümüne ağlanmış bir mendil vardı masada, anahtarların hemen yanında. Daktilodaki kâğıtta son birkaç harfi eksik ilk cümle bekliyordu."
Ödül Evren Töngür

inova-kislik-kitap-yayin

Kitabı görüp de ona dokunduğunuzda sihirli bir şeyler oluyor sanki; eliniz 'Naftalinli dolaba' doğru uzanıyor ve çekmecelere gizlenmiş naftalin kokulu öykülerle şiirler bir bir çıkıyorlar saklandıkları yerden. Sihrin etkisiyle ayaklarınız yerden kesildiği halde bu şahane kitabı elinizden bırakmadan bir çırpıda okuyup bitiriyorsunuz. Sonra birden sihir kalkıyor ve uzun zamandan beri görmediğiniz ama çok sevdiğiniz birinin kısa süreli ziyaretinden sonra gerçekleşen ayrılışındaki gibi büyük bir hüzünle doluyorsunuz. Çok samimi ve yalın bir dille yazılmış olan, bazen kısa, bazen kıpkısa öykülerle şiirler kendilerine has bir ritimle adeta dans ediyorlar sayfalar arasında. Siz de kendinizi o ritme kaptırıyorsunuz. Kitabı bir gülümsemeyle okuduğumu fark ettim. 'Portakal kokulu buz pateni yarışmalarını, doyamadığım dedemi, sırı dökülmüş aynamızı, kardeşimin el örgüsü kapüşonlu hırkasını, el emeği göz nuru mutluluklarla eteklerini savurarak geçen mutlulukları' hatırlayarak yeniden yaşadım. 
S. Duygu Ceritoğlu - Yazar - 13.03.2015

naftalin-fb

Epey öncesi yıllar. Sümer Sokak’tayım, her yanım tasarımcı… Gencecik tasarımcılar. Çoğu Hacettepeliydi. Hepsi çok iyiydi de, biri var ki; kıvılcım gözlü ve aynı anda melek yüzlüydü. Edası ne kadar hanımefendi, ne kadar zarifse, konuşması da o kadar naifti… Karar verdim, “Hadi GrafikEvi’ne gel Ödül” dedim. Ertesi gün geldi dedi ki, “Cüneyt Bey başvurmuştum haber geldi, ailem beni TÜBİTAK’a verdi.” Birlikte sevindik. Eminim en çok “Bilim ve Teknik Dergisi” sevinmişti. Sonra duydum ki Ödül bir Cemal almış... Cemal de Ödül. İkisi birden herkesten çok sevinmişler. Ben de kim bilir bilmediğim kimlerle beraber ne çok sevinmiştim. Cemal de o Hacettepeli gençlerdendi. Sevgili Ödül, kitabın aynı sen… Hatta ne çok sen!.. Kapaktaki ekose desende sen. Ortaokul defterlerimizin kapağına yapıştırdığımız etikette sen. Açtım kapağı ve gözlerinden tanıdım ki, o uçuk tonda o sandalyede oturan, bebekken sen. Karakterin tipografik estetiğinde, boş bırakılmış enzo kağıt sayfalarının büyülü-sıcak dokusunda, yarım punto azına veya fazlasına tahammül edemeyeceğim kadar özenle seçilmiş yazı büyüklüğünde sen. Metnin cümledeki anlam vurgusunu şiir gibi biçimleyip tam yerinden bir alt satıra geçen, öykülerinin ruhunu sarıp-sarmalayan yaratıcı düzende sen… Ve tabii; her öyküde odanın açık penceresinden dolan meltemle salınan tül misali bir kapılmayla, insanı soluksuzca sona götüren güzelim anlatımda, özenli Türkçe’de ve lirik dilde sen. Eleştiri yazmayı beceremem. Ne yapayım benim kitabının her satırında gördüğüm, sen. Lakin okuyucuya da iki kelam et dersen; anılar, düşler ve imgelerle akıp giden öykülerde ben biraz “İstanbul’un Gözleri Mahmur”daki Melisa Gürpınar’a gittim. Bu bence müthiş. Başarı… Çok başarı dilerim. Seni içtenlikle kutlarım Ödül Kardeşim. 
Cüneyt Özyer - Tasarımcı - 23.02.2015


İnova Ya­yın­la­rı'n­dan Ödül Ev­ren Töngür‘­ün 'Kışlık Kitap - Naf­ta­lin­li Do­lap­tan Öy­kü­le­r' ki­ta­bı şi­ir­sel öy­kü­ler içe­ri­yor.
Yekta Güngör Özden - Anayasa Mahkemesi Eski Başkanı - Sözcü - 28.05.2015


Saat 20.45 ve Saat 23.45 üç saatlik muhteşem bir Senfonik Yapıt dinledim güzel insan öğrencim Ödül Evren Töngür'den. 'Düz yazı anlatımlarını ve destansı şiir dilini çok beğendim. Çok lirik, rengi, tınısı, kaligrafik çözümlemeler, sayfaların düzeni (Nazım'ın ki gibi) muhteşem bir Senfonik Yapıt'. İçtenliğimle kutlarım, bir solukta okudum. Hiç ara vermeden. Senfonik armoniyi iyice yaşamak için. Diline, kalemine, yüreğine sağlık. Aynı duyguları paylaştığım Güzel Çocukları sanki benim adıma da en güzel yorumları yapmışlar: Onlar'ın yorumlarını sizlerle paylaşmak istedim. "VADİ demiş ki... Ömür! Yaşanacak en güzel zaman..." "VAHA demiş ki ... Bak gözlerine yıldız düşmüş..." Sizleri seviyorum, özlemle öpüyorum. Ödül Evren Töngür'ün KIŞLIK KİTAP "Naftalinli Dolaptan Öyküler" kitabını tüm kitapsever dostlarımın okumalarını salık veririm. Saygılarımla. Hocanız. 
Hüseyin Bilgin - Sanatçı
Hacettepe Üniversitesi - Güzel Sanatlar Fakültesi - Grafik Ana Sanat Dalı - Kurucu Başkanı

Cuma sabahı okula giderken içimde bir kıpırtı vardı. Az uyumuş, erken kalkmış olmama rağmen keyifliydim. Bir arkadaşım eşlik etmişti parktan merdivenlere kadar! Ardından hocalarla, orta şeker sabah CON kahvesi de iyi gelmişti, ancak zaman dar. Masamın üstünde birkaç posta, birinde iki kitap var… Kışlık Kitap (Naftalinli Dolaptan Öyküler), Ödül Evren Tongür. Aaa, bu bizim Ödül’ün kitabı, yayınlandığında sosyal medyada paylaşmıştı, hatırladım. Hacettepe, Güzel Sanatlar, Grafik Bölümü’nün dördüncü mezunlarından Ödül… Ben orada ders verirken, Cemal’le aynı sınıfta idiler. Bağlantımız hiç kopmadı, vefalı, saygılı insanlar. Bir de kendileriyle barışık! Kapağını açtım kitabın, adıma imzalanmış. İçimdeki kıpırtı karşılığını buldu. Hemen, büyük bir merakla karıştırdım sayfaları. Her sayfada şiir tadında bir öykü, her öyküde bir şiir, bir dünya var. Sözcükler böyle mi güzel dizilir, benzetmeler böyle mi becerikli yapılır, kalem böyle mi kullanılır… “Çekmeceleri” karıştırdıkça, keyifle okudum, okudum.
Prof. Dr. Uğurcan Akyüz - Sanatçı
Yakın Doğu Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Dekanı



www.dr.com.tr
  |  www.idefix.com